30/01/2017 KitapHanım 0Comment

Kırgınlıkların Ruhu Çökertme Süreci


Bu hayatta hepimizin üzüldüğü dönemler olur. Bazı aşılması güç zorluklarla karşılaşırız ve ne yapacağımızı bilemeyiz. Ama her şeye rağmen ayaklarımız yerinde duruyor. Bu yüzden yürümeye devam edelim.

Kırılmış Bir İnsanın Hayata Bakış Açısı



Kırgınlıklarımı toplasaydım benim için mükemmel olurdu. Acıya karşı bir bağışıklık sistemi geliştirmiş olurdum. Bu sayede her şeye karşı beyaz bayrak çekmiş olmazdım. Kırgınlıklarım çoğu kez boynumu büktü. Bu kırgınlıklar içinde günahlarımı da gördüm kalıplaşmış yalanlarımı da... Yalnızlığın verdiği acımtırak renkleri tattım. Aynı zamanda yalnızlığın kalbimde oluşturduğu tadı da çok sevdim. Kırgınlık bu yüzden benim her şeyim oldu.

Bir başlangıcım varsa bu kalbimin burkulması ileydi. Aynı zamanda bir bitiş şeklim varsa bu da kalbimin kırılmasından kaynaklıydı. Ardı arkası kesilmeyen hüzünlerle doldu, heybem…
Tüm bunların sonucunda deneyim denilen yanılgıları tattım. Sonucunda ise bir dış kabuk oluşturdum kendime. Çelik bir zırh gibiydi tüm acılarım. Hangi pencereden bakarsam bakayım, nereye gidersem gideyim, vardığım nokta hep aynıydı. Beni büyüten var eden sahip olduğum buruk anılardı. Hepimiz de böyle değil miydi zaten? Biriktirdiğimiz her kırgınlık başka bir maske ekledi suratımıza…



Bu maskeleri bazen kırık bir aşkın gölgesinde gördüm, bazense güvendiğim bir dostun sakladığı ihanette… Herkesin yüzünde barındırdığı bir maskesi vardı. Maskeler her zaman yüreğimi burktu. Nereye gitsem bu sahte suratların etkisi ile karşılaştım. Bu yüzden de çok fazla hırpalandım. Tüm bu kaoslaşmış suratlardan kaçmak istedim. Fakat hiçbir zaman da kaçamadım. Sonrasında alıştığımı fark ettim hatta aynı maskeleri bende takmaya başladım.

Ne zaman bir maske taksam ve aynadan kendime baksam içimde bir şeylerin yitip gittiğini düşünüyorum. Aynadan kendime baktığım bu zamanlarda nefes boruma tıkılan bir şeyler oluyor sanki. Ağır bir dram sahnesini izler gibi oluyorum. Hayal kırıklığının verdiği bu his, sinir hücrelerimi çatlatacak kadar geriyordu beni. Bilinç altımda aşınıp giden bir şeyler vardı. Kendimi böyle zamanlarda kaybettim hep... Maddeler anlamını benim için yitirmiş oluyordu. Ayna ve ben arasındaki tüm çizgiler silinip gidiyordu. Çizgilerin silinip gittiği ve maddenin benim için yok olduğu bu anlarda yeni bir yolculuğa çıkıyordum.

Tüm bu yolculuklar ise benim kırgınlıklarım ile ilgiliydi. Bazen ilkokula giderken bir öğretmenimin attığı tokata gidiyordu aklım. Ya da çok sevdiğim bir arkadaşımın hakkımda söyleyemediği bir yoruma gidiyordu. Gurup ortamında hiç sesi çıkmayan ya da sesi arka planda kalan etkisiz biri olmuş olmam gibi düşüncelere takılıp gidiyordum.



Düşündüm ki biz insanlar çok fazla kırılmaya meyilliyiz. “İçine mi oturdu” derler ya!
Oturmak ne kelime… “Kök saldı, kök.” İşte böyle bir şeydi kırılmak benim için. Başkaları içinse çok daha derin bir sızı olabilirdi. Artık o kök bir misafir değildir, kalbin en kuytu köşesinde bekler. Günü geldiğinde ev sahibi olmak için. Bir yerlerde sizi bekler, kalbinizin en karanlık yerinde en umutsuz düşüncelerle beslenir. Küçük bir umut zerresini bile çok görür size. Dişi bir aslan kıvraklığı ile hiç tereddüt etmeden parçalar.

Tüm bu deneyimlerin içinde bir kayıplık vardır. Kozasını yırtma konusunda sıkıntı yaşayan bir tırtıl gibidir durumumuz. Bir şeylere başlamak isterken geçmiş ardımızdan gelir. ” Bu da olmazsa” diye beyni kemiren o küçük kurtlar... İşte bu zamanlarda kozayı yırtmak o kadar da kolay değildir. Her baba yiğidin hakkı değildir bu sınav. “Yeni bir sen doğurmanın” vaktidir. Sürüngenliği bırakıp kanatlanmak gerekir. İşte bu yüzden yol çok çilelidir. Fakat her çilenin aşılacağı bir gün vardır.



Yıllardır biriktirilen tüm o kırgınlıklar bu yolun sonunu görmek içindir.

Hayran olunacak en önemli nokta ise şudur. ” Tüm bu parçalanmışlıklar, bölünmüşlükler ve kırgınlıklar” bizi yürümekten alıkoyamaz. Aksine her düşüş yeni kalkış içindir. Dökülen tüm parçalar toplanıp yeni bir parça oluşturmak içindir.

Tırtılın kelebek olup uçma zamanı gelmiştir. Bu yüzden korkma ve çabalamaya devam et. İstediğin o kanatlara sahip olacaksın. Hiçbir kırgınlık boşa değil. 😊