07/04/2017 KitapHanım 0Comment


Kabuğun İçindeki Yaşam Kısa Hikaye


Yeni bir dünyaya adım atmanın nasıl bir his olduğunu anlayamıyorum. Şuan bir kabuğun içindeyim ve yapabileceğim hiçbir şey yok. Çoğu zaman kabuğun dışında ne olduğunu merak ediyorum. Bazenleri sıkıcı gelen bu kabuk benim için en güvenli yer. Bilinmeyen bir yolculuğa çıkmayı korkutucu buluyorum. Aynı zamanda kabuğun dışındaki dünyanın nasıl olduğunu da merak ediyorum. Burada tek başımayım ve yalnız kalmak pek hoş değil. Kabuğun dışında kimse var mıdır acaba?


“Bilmediğim her şey beni korkutuyor.”


Tüm bu tutarsızlıkların üstesinden nasıl geleceğimi bilmiyorum. Bir yandan korkular düşüncelerime işlerken öbür tarafta merakım beni deliye döndürüyor. Sahi, ben nasıl bu kabuğun içine geldim. Bazen hafif bir aydınlık hissediyorum. Çoğu zaman ise karanlık ve sıcak bir hava ile karşılıyorum. Aydınlığın oluştuğu zamanlarda kabuğumun ısısı düşmeye başlıyor. Çok zaman geçmeden yeniden kararıyor ve ısınıyorum. Dışarıda kesinlikle farklı bir şeyler olmalı. Kabuğun içindeki dünyada dışarıya dair hiçbir şey göremiyorum. Fakat hissettiğim bir şey var ki, biri tarafından korunuyorum. Ne zaman bir sarsıntı geçirse kabuğum yüksek çığlık sesleri geliyor, sesler kesilince her şey normale dönüyor. Sakin ve dingin bir huzur hissediyorum. Son zamanlarda ise yaşadığım bir diğer sıkıntı bulunduğum bu dünyanın artık bana dar geliyor olması. Burada ne kadar süre daha kalmalıyım? Bunun bir sonu var mı düşünemiyorum. Vücudumda bilmediğim bir değişim başladı ve kabuk her geçen gün daha da küçüldü.

Başladığım bu noktada her şeyin sonuna geliyormuş gibi hissediyorum. Belkide kabuğun dışını hiç göremeyeceğim. Bunun için pişman olacak mıyım bilmiyorum. En azından beni koruduğunu hissettiğim o koyu gölgeyi tanımayı dilerdim. Zaman gitgide daralıyor sanırım kabuk daha da küçülmeye başladı. Dışarıda bilmediğim bir yerde birinin beni beklediği hissine kapıldım. Gagamın ucu ile kabuğa hafifçe vurdum ve küçük bir ışık süzmesi gördüm. İkinci bir gaga hareketini yapacak gücü kendimde bulamıyordum. Daha sonrasında bir ses duydum:

” Yeni bir dünyaya kanat açmak için sahip olduğun kabuğu parçalaman gerekir.”

Tekrar kendimi zorladım ve kabuğumu kırmaya başladım. Korktuğum ve ne yapacağımı bilmediğim kabuğun dışını görmüştüm. Kocaman tüylü birisi bana bakıyordu. Beni koruyan kişi o olmalıydı. Etrafıma baktığımda ise bana benzeyen varlıklar gördüm, bazıları hala kabuğun içinde bazıları ise dışındaydı. Sonunda anlamıştım, korkularımla yüzleşmenin ne kadar mükemmel olduğunu. | Çünkü vazgeçtiğin an her şey bitiyordu. |

Küçük çapta bir hikaye denemesidir. Olumlu olumsuz beni ileriye götürebilecek her adıma açığım. Bu yüzden aşağıda bulunan yorum kısmına düşüncelerinizi düşerseniz çok mutlu olurum. 🙂