05/02/2017 KitapHanım

Bu dünya, adaletsizlik dönemecinin olduğu bir yer. Bir tarafın daha rahat yaşaması için bir tarafın ölmesi gerekir. Bir tarafın mutluluğu için bir tarafın ağıtlar yakması lazımdır. Küresel dağılım ve kanla beslenen politik değerler sonucunda dünya gözyaşı ve nefretle doludur. Barış ve refahın olduğu tüm ülkelerin tarihlerinde kan ve sömürgecilik vardır. Dünya böylesine çirkinken bu durumda en çok payı da alan sivil halk ve çocuklardır. Adil olmayan bu sistemin suçunu gözünü yuman herkes paylaşıyor. Ölen tüm masumların kanı sessiz kalanların eline de bulaşmış durumda. Nasıl hesap vereceğiz bilmiyorum. Savaş’ın Çocukları Biz öteki dünyanın çocuklarıyız, İçimizde yitirilmiş gökler,çürümüş çiçekler vardır. Adı unutulmuş…

29/01/2017 KitapHanım

“Şehirlerin Tükettiği İnsanlar” temel halidir. Çok eskiden bu tarz denemeleri yaptığım için düzenleme yapmıştım. Bu halini de gözden çıkarmak istemedim. Kalması benim için iyi olur sanırım. 😐 Zaman tükeniyor içimizde Kir var hüzünlü ellerimizde Bensizliği çağırıyor uğultular Kimsesizlik;Yırtılmış bir sayfayla başlıyor Şehirlerse karanlık,kırgın,yorgun Şehirler içindekilerle yıpranıyor Zamandan kaçan şehirler Yine zamanla bütünleşiyor Nereye gitsem,nereye kaçsam Yine kirli ellerim; Cam çiçeklerin yapaylığında saklı; “Umut” dene “umutsuz” kelime. Geçiyor;saatler,dakikalar,saniyeler Sonra unutuluyor;onlar,bunlar,şunlar Geriye sadece şehirler kalıyor Eskimiş,harap olmuş,yitirilmiş şehirler Geriye sadece kirli eller kalıyor Ben sen ve bizden kalan “kirli eller” İsmiyle bağdaşmayan bir cümlede büyüyoruz Tatlı,tuzlu,tadı anlaşılmıyor dilimizde.. Nereye gitsek,nereye kaçsak.. Şehirler…

26/01/2017 KitapHanım

Grinin tonlarında boğuluyorum… Zaman tükeniyor içimde, Kir ve hüzün var ellerimde, Bana dair ne varsa tükenmek üzere Kulağımdaki susmayan uğultular da bu yüzden.. Kimsesizliğim, Yırtılmış bir sayfayla başlıyor, Şehirlerse karanlık, kırgın ve yorgun… Şehirlerle beraber içindekiler de tükeniyor. Zamandan kaçmaya çalışan şehirler, Yine aynı zamanla bütünleşiyor. Nereye gitsem, Nereye kaçsam diye düşünüyorum. Ne gidecek bir yer, Ne kaçacak bir dünya bulabiliyorum. Yine kirli ellerim, Cam çiçeklerin yapaylığında saklanmış. “Umut” dediğim kelime… Kalbimde bir takas usulü oluştu.. Her iyi kelime yeni bir kötü kelime ile değişiyor. Yeniden geçiyor zaman, Saatler, dakikalar, saniyeler.. Salise salise parçalanıyor ellerimde! Sonra unutulmaya başlanıyor, Onlar, bunlar,…

23/01/2017 KitapHanım

Bana bir Zeytin Dalı Uzat, tüm kimsesizliğime rağmen Bu gece Gökkuşağı’nı düşürdüm ellerimden Yalnızlığı, kırılan kalbimle beraber demetledim.. Kendime bu gece gözyaşı paketlemeye karar verdim, Kimse değmesin kırgın yüreğime, Gerekirse kimse bakmasın gözlerime, Çünkü her sabah yıkık şehirler tekrarlanıyor içimde… Birden düşüveriyorum dipsiz bir karanlığa, Sonra.. Sonra.. Yıldırım gibi düşüyor gökyüzü üzerime, Sakın bakışlarını bana değdirme, “Bütünken yarım etme beni” dedim, hiç dinlemedin. Şimdilerde kırılıyor canımın yarısı, Şimdi yağmur yağmalı, Yanaklarımı tahriş eden bu tuz damlarını da kendiyle götürmeli. Tam böyle bir zamanda kayıp gitse içimden söylenmemiş tüm türkülerim… Tam böyle bir zamanda, bir gül uzatsa biri bana, Ya da…..

20/01/2017 KitapHanım

Bir zamanlar ben tüm kalbimle İstanbul’u sevmişim. Galata Kulesi İstanbul’um ol sen, Mesela tüm denizlerin yol gösteren feneri gibi… Bu yüzden yollarım hep seni bulsun, Yüreğim sevdayla sana koşsun, Sağanak yağışlara şartlanmış şu kuru gözlerim, Sırrına erişebilsin ki bulayım seni… İstanbul gibi ol, Kokuna pişen kestane, balık ve ya yosunlanmış deniz karışsın. Kafam karıştığında aniden, ruhum ateşe battığında İstanbul gibi boğazının limanlarında kurulmuş yüreğine sığınayım. Sen bir martı ol, Gökyüzünü yağmala bir parça simit peşinde Var olduğunu göstermek için çığlıklarını savur bu şehre Sonbaharın bu kırgın tonlarına rağmen İnatla hükmünü sürdür boğazın en güzel yerinde.. Sen İstanbul ol, Bense İstanbul’a…