16/03/2017 KitapHanım 0Comment

Sabahattin Ali ile ilk tanışmam Kuyucaklı Yusuf ile olmuştu daha sonrasında ise farklı kitaplara yöneldiğim ve romanları bıraktığım için hayatımda öylece çıkıp giden bir kitap oldu. Edebiyat değeri olan eserleri okumak güzelde olsa romanlar çok çabuk bitiyor. Olayın akışı bir kere yakaladı mı insan, kitap öylece akıp gidiyor. Bir bakıyorsunuz son sayfaya gelmişsiniz ve her şey bitmiş. Kırık ya da iyi sonu nasıl olursa olsun hemen çıkamıyorsunuz tesirinden.


Sabahattin Ali İçimizdeki Şeytan Kitap Yorumu


Hepimizin son zamanlarda en çok rast geldiği isimlerden biridir belki. Giriş kısmında sizi Selim İleri beyefendi karşılıyor. Kendisi Sabahattin Ali ve kitap hakkında küçük bir ön yazıda bulunmuş. Bu yazıdan sonra kitabın ilk başlangıcına konuk oluyorsunuz. Kitap güzel fakat bazı konuların okumadan önce bilinmesinin iyi olacağını düşünüyorum. Mesela günümüzde kullanılmayan pek çok kelime var ve alt sayfa kelimelerin sözlükteki anlamlarına yer verilmiş. Üşenip aşağıdaki kelime anlamlarını okuyamayacak olursanız büyük bir kayıp yaşayacaksınız. Aynı zamanda kitaba odaklanırken aşağıdaki kelimeye bakim derken ana temadan uzaklaşmamakta önemli. Bazı insanların böyle durumlarda dikkati dağıldı için sıkıntı olabiliyor. Bu yüzden okumadan önce Türkçe açısından dikkatli olmalısınız. Her şeye rağmen çok güzel bir kitap.


Kitabımızın Baş kahramanı olarak iki kişiye yer verebiliriz. Hem Ömer’e ait düşünceleri Hemde Macide’nin düşüncelerine yer vermiş kitap. Bazen ana kahramanın bakış açısından her şeyi görürsünüz fakat burada iki karakterinde kafasından olayları izleyebiliyorsunuz. Bu yüzden oldukça güzel bir yana sahip. Fakat sonlara doğru daha çok Macide’nin bakış açısı ile olayları irdeliyoruz. Kitabın sonlarına doğru Ömer’in kafasından geçenleri de bilmek isterdim.

Konuya gelecek olursak karakterimiz Ömer bir gün bir arkadaşı ile vapurda Macide hanıma denk gelir. O an tamamen hayatı boyunca bu kadını tanıyormuş gibi hisseder. Bir tesadüf oluverir bu sırada kızın yanındaki bir akrabasıdır ve kızda memleketinden uzak bir akraba çıkar. Hiç uğramadığı Emine hanımlara uğramaya başlar bu vesileyle.

Ömer, kafasında geçen her şeyi Macide’ye söylemiştir. İkisi de kendilerini olayların akışına bırakırlar ve durumlar böylece oluşmaya başlar. Kitabın içeriğinde irade ve insanın hayata bakış açısı güzel bir şekilde irdelenmektedir. Ömer karakteri üzerinden farklı bir pencere ile bakabilir hatta sizde içinizdeki şeytana dair bir takım ipuçları bulabilirsiniz.

Gerçekten bazen içimizdeki bir ses kötülüğü daha cazip kılmıyor mu? Peki tüm kötü sesin ortaya çıkması insan iradesini hiçe sayarak kötülük yapması için gerekli bir sebep mi? Temel ahlak unsurları ve kişiliğin insan üzerindeki etkisi ve çevre ile kurulmuş ilişkilerin götürdüğü darağacı ipinden kurtulmak mümkün müdür? Ömer’in sıkışıp kaldığı ve her suçu içindeki bu kötülüğe yüklemesi doğrumu?


Yalnız şunu da unutmamak da lazım gelir. Ömer’in değişmesi için bir Macide’ye ihtiyaç vardı. Fakat bazı aldığı kararlar doğru muydu? bunların hepsi tartışılacak birer düşünce. Bu yüzden kitabı okuduktan sonra farklı bir son olmasını da isteyebilirsiniz. Aşağıda kitabın özeti ve karakterlerle ilgili küçük bir bilgilendirme kısmı olacak. Olayı akışını bilince merakı giden kişiler olabiliyor. Bu yüzden özeti okumamaya dikkat edin.


Sabahattin Ali İçimizdeki Şeytan Kitap Özeti:


Ömer bir gün Vapurda bir kadına rast gelir. Bu kadın Ömer’in hayatını değiştirecek bir yere sahiptir. Bir akrabasının yanında kalan kızla uzaktan kendisi de akraba sayılmaktadır. Hiç uğramadığı Emine Hanımlara bu yüzden uğramaya başlar. Fakat ne doğru düzgün bir işi vardır nede kaldığı bir yer. Küçük karanlık ve pisliğin olduğu bir odada çok az bir ücretle hayatını geçiren bir adamdır. Suat diye bir arkadaşı ve hoş olmayan bir çevresi vardır. Bu adamları hiç sevmemesine rağmen yine de bu adamlarla takılmaya devam eder. Çünkü hepsinden borç olarak hayatını geçindirmektedir. Bundan nefret etmesine rağmen huylarını bir türlü değiştirmez.

Macide ise okulda genç hocasına aşık olmuştur fakat aralarında bakışmaktan öteye hiçbir şey geçmemiştir. İstanbul’a gelerek Emine teyzesinin yanında konservatuvar okumaktadır. Bu desteği ise ona sağlayan ise babasıdır. Babasının hayata veda etmesi ile artık kaldığı akrabaları için bir fazlalık haline gelir. Aynı zamanda son zamanlarda babasının ölümü ile geceleri geç saatlere kadar Ömer’le beraber dışarıda vakit geçirmektedir. Bunu bahane ederek onun karakterine hoş olmayan yakıştırmalar yapan akrabalarına sinirlenir ve hiçbir şey demeden evden çıkar.

Dışarı çıktığında ise bir de ne görsün Ömer kapıda beklemektedir. Bir olumsuzluk olduğunu düşünüp ayakları bir türlü gitmemiştir. Yürüyüş yaparken bir türlü karar veremez Macide’ye düşüncelerini açmaktan fakat sonunda söyler. Macide onunla evine gider ve beraber yaşamaya başlarlar. Ömer sürekli nikah belgelerini erteler ve bir takım usulsüz işler başına gelir. Veznedar bir tanıdığı vardır ve yolsuzluk yapmıştır. Adamı, arkadaşı Suat yüzünden tehdit eder. Veznedar ise böyle bir şeyin ondan geldiğine şaşırarak parayı verir ve kendide diğer paraları alarak ortadan kaybolur. Bu olaydan aşırı derecede üzüntü duyan Ömer, durumu bir türlü Macide’ye açamaz. İçindeki şeytan yüzünden Macide’nin onun hayatından gitmesinden korkar. Fakat düşündüğü gibi de olmaz. Macide yine onun yanında kalır fakat zaman ilerledikçe aralarında kopukluklar başlar.

Bir diğer karakter ise Bedri, Macide’nin eski okulundan aşık olduğu öğretmenidir. Aynı zamanda Ömer’in çok yakın arkadaşıdır. Sürekli onlara destek olur. Daha sonrasında Macide yavaş yavaş Ömer’in bu halinden sıkılır ve bırakmaya karar verir fakat tam bu sırada onun hapse girdiğini öğrenir. Bu zor zamanda ayrılık haberinin başlarda doğru olduğunu düşünmez. Kararını verdiği gün ise Ömer onu görmek istemez. Macide’yi Bedriye teslim eder ve onu çok sevdiğini ama değişmek için hayatında artık kimsenin olmaması gerektiğini savunur. Böylece Macide Bedri ile gider. Ömer mi sonu ne oldu? Meçhul…


Sabahattin Ali İçimizdeki Şeytan Karakterleri:


Ömer: karakteri hakkında biraz yorum yapmak gerekirse, ne yaptığını bilmeyen bir adamdır. Aslında yapamadığı ve değiştiremediği her şeyin suçunu bir şeytana atarak kendini haklı duruma getirir. Çok geç varır bir şeylerin farkına bu yüzdende çoktan kaybedilmiştir en değerli şeyler. Kısaca bu hayatta iradenin değeri çok önemlidir.

Macide: kendini akışa bırakan ve çabuk kararlar alan biridir. Ömer’e göre ise çok farklı biridir. En başında bu iki karakterin birbiri ile nasıl geçineceği de soru işaretiydi benim için. Sonuç itibari ile bir yerden çıkıp Ömer’e gittiği gibi aynı şekilde Bedri’ye gitti.Yakıştı mı? Yakışmadı…

Bedri: Mükemmel bir karakter. Hakkında yapacak pekte bir yorum yok iyi bir adam.
Benim için ön planda olan üç karakter bunlardır. Emine teyzesi onun kocası, kızı, hizmetçisi, Ömer’in cins arkadaşları ve başka başka isimler.
Böylece kitap hakkındaki her şeyin sonuna gelmiş bulunuyorum. Sevgi ve saygı ile.